Benim Dikkat Eksikliğim ve Hiperaktivite Bozukluğum Çocuğuma Geçer mi?

Benim Dikkat Eksikliğim ve Hiperaktivite Bozukluğum Çocuğuma Geçer mi?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunuz olduğuna dair teşhis mi aldınız?

Yoksa yıllardır DEHB ile mücadele mi ediyorsunuz?

Eğer bir çocuğunuz varsa muhtemelen bu bozukluğun çocuğunuza geçip geçmeyeceğini merak ediyorsunuz.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yani kısaca DEHB söz konusu olduğunda genetik faktörler büyük önem taşıyor. DEHB tanısı konan kişilerin ailelerinde de benzer problemlere rastlanıyor.

Ancak size DEHB teşhisi konmuş olması çocuğunuzun da Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bir çocuğun DEHB’ye sahip olmasında genetik faktörler kadar çevresel faktörler de yer alıyor. Ailesinde hiçbir genetik yatkınlık olmayan çocuklarda da bu bozukluk gözlemlenebiliyor. Ayrıca genetik olarak yatkın olsa bile bazı çocuklar DEHB belirtilerinin hiçbirine sahip olmuyor. Yapılan bir araştırmaya göre babaları DEHB’den muzdarip her 3 çocuktan birinde DEHB görülebiliyor.

Genetik yatkınlığınız olduğu için çocuğunuzu bu bozukluktan koruyamayacağınızı düşünüyorsanız size yardımcı olacak tavsiyelerimize göz atabilirsiniz.

 

  1. Gözleyin! Gözleyin! Gözleyin!

Genetik özelliklerinizin farkında olmanızı bir avantaj gibi düşünün. Bu bozukluğun belirtilerini birçok anne babadan daha iyi biliyorsunuz. Çocuğunuzu sürekli gözlemleyin. Belirtileri ve işaretleri takip edin. Eğer çocuğunuzda DEHB’ye dair işaretler varsa hemen profesyonel yardım alın. Her hastalıkta olduğu gibi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun erken teşhisinin de çok önemli olduğunu unutmayın.

 

  1. Farklılıkların Farkında Olun!

Çocuğunuzun da sizin gibi DEHB ile yüz yüze olması ikinizin de aynı belirtilere sahip olacağı anlamına gelmez. Örneğin sizin hiperaktif ve dürtülsel DEHBniz varsa çocuğunuz ise Dikkat Eksikliği öne çıkan DEHB’si varsa muhtemele davranışlarınız büyük farklılıklar taşıyacaktır. Ayrıca DEHB cinsiyetlere göre de farklılıklar gösterebilir. Hiperkatif ve dürtüsel DEHB’ye sahip oğlunuz fiziksel olarak aşırı hareketli olabilirken, aynı sorunu yaşayan kızınız aşırı konuşkan olabilir. Farklılıkların farkında olarak ona erken teşhis ve tedavi imkanı sağlayabilirsiniz.

 

  1. Ona Rol Model Olun!

Çocuğunuza DEHB teşhisi konulduğunda onunla yapacağınız konuşmalara dikkat edin. Bu bozukluğun ne kadar kötü olduğundan ve sizde de olmasını istemediğinizden bahsetmeyin. Eğer tedavi görüyorsanız bunları çocuğunuzla paylaşın. Çocuğunuz sizin davranışlarını benimseyecek ve bu bozuklukla sizin yaptığını gibi başa çıkmak isteyecektir. Çocukların okulda kendilerini yalnız hissedebileceklerini de unutmayın. Kendisini farklı ve izole hissetmemesi için sizin bu hastalıkla başa çıkabildiğinizi görmesi oldukça faydalı olacaktır.

 

  1. Suçlu Hissetmeyin!

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu olan kişiler genellikle iş ve özel yaşamlarında farkında olmadan ihmal ettikleri şeyler yüzünden utanır ve kendilerini suçlarlar. Kendinizi suçlama alışkanlığını bir kenara bırakarak çocuğunuza bu geni miras bıraktığınız için utanmayın. Genler üzerinde hiçbir kontrolünüz olmadığını aklınızdan çıkarmayın.

 

  1. Onun Farklı Deneyimler Yaşayacağını Unutmayın!

Siz ve çocuğunuz aynı çağda yaşamıyorsunuz. Sizin çocukluğunuzda belki de çok az kişinin hakkında bilgi sahibi olduğu Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu artık daha çok kişi tarafından biliniyor. Sizin döneminizde uygulanmayan tedavi yöntemleri artık kolayca uygulanabiliyor. Bu nedenle çocuğunuz sizinle aynı deneyimleri yaşamayacak. Çocuğunuz bu bozuklukla, DEHB hakkında bilgi sahibi profesyoneller ve uzmanlarla birlikte başa çıkacak.

 

  1. Bakış Açınızı Değiştirin!

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu aslında sizin ve çocuğunuzun dikkat konusunda diğer kişilerden farklı olduğunuzu gösterir. Eğer bu durumunuza bir bozukluktan ziyade farklılık olarak bakabilirseniz hem kendiniz hem de çocuğunuz için bir iyilik yapmış olabilirsiniz. Beyninizin çalışma şeklinin yaşıtlarından ve diğer insanlardan farklı olması bunun kötü bir şey olduğu anlamına gelmez.