Anne-Baba Olmak (Ebeveynlik)

Anne-Baba Olmak (Ebeveynlik)

Sağlıklı bir aile ortamında yetişen bireyler; hayatlarının geri kalanında da sağlıklı kararlar alabiliyor, iletişim süreçleri, problem çözme becerileri, sosyal yaşam gibi hayata dair önemli konularda yetenekleri gelişmiş düzeyde kişiler oluyorlar. Bu da daha yaşanılası bir ömür, başarılar ve mutluluğu da beraberinde getiriyor. Çoğumuz, küçüklüğünde aile noktasında şanssız kişilerin hayata adaptasyonda zorluklar yaşadığını görmüş veya bir yerlerden duymuşuzdur. Bu konu ülkeler tarafından da oldukça ciddiye alınmış ve bu kişiler hakkında geniş çaplı araştırmalar yürütülmüş ve hayata kazandırılmalarına yönelik çalışmalar gündeme gelmiştir.

Bir insan dünyaya geldiği ilk andan itibaren ailesiyle tanışır ve o ailenin yeni bir ferdi olur. Dolayısıyla çocuğun dünyada tanıdığı ilk insanlar olan ebeveynleri, onun hem ilk arkadaşı hem ilk doktoru hem de ilk öğretmeni olmaktadır. Yaşama ve hayatta kalmaya dair her şeyin öğretildiği, en azından karşılaşılacak her şey hakkında nasıl davranılması gerektiğinin pratikleri verilen bunun yanında da sevgi, şefkat gibi doğumdan ölüme kadar her zaman ihtiyacımız olan her türlü şeyin içinde var olduğu bir bağdır ebeveyn-çocuk ilişkisi. Her anne-baba ve çocuk arasında karşılıksız bir sevgi ve fedakarlıklar silsilesi mevcuttur. Her anne baba evladı için en iyisini ister, Onun için hayatını feda edebilecek kadar.

Hayattaki en samimi ve berrak olan bağlardan biri olan anne baba ve çocuk ilişkisi, tabi beraberinde birçok sorumluluk ve zorlukla gelir. Özellikle anne baba olmanın verdiği görevler oldukça hassa ve kritik sorumluluklardır. Anne-baba adayları ve anne-babalar da bu sorumlulukların farkında olmalı ve çocukları için hayatının en kritik evresi olan gelişim evresini iyi bir şekilde yönetmelidirler. Çocuğa küçük yaşlardan itibaren fiziksel gelişiminin yanı sıra, sorumluluk bilinci, özgüven hissi, sevgi, problem çözme becerileri, vicdan ve merhamet gibi psikolojik ve sosyal merkezli konu ve yetilerde de gerekli destek ebeveynleri tarafından sağlanmalıdır.

Tüm bunlar yapılırken çocuğun da bir benliğe sahip olduğu unutulmamalı, istekleri ve sorunları göz ardı edilmemelidir. Fakat her isteğin de yerine getirilemeyeceği her durumun sorun olarak görülmemesi gerektiğinin de çocuk tarafından anlaşılması sağlanmalıdır. İyi anne-baba çocuğunun bir dediğini iki etmeyen, ona maddi anlamda muazzam bir çocukluk zamanı sunan anne-baba değil, ona hayatta karşılaşabileceği sorunlar olduğu bilincini veren ve “hayatta her zaman istediklerimize sahip olamayız” bilincini aktaran anne-babadır.

Hayata adaptasyonda her istediği yerine getirilmiş çocuk, sevgi de dahil pek az isteği yerine getirilmiş çocukla -tür bakımından aynı olmasa da- aynı derecede sorunlar yaşayacaktır.
Hayatımız boyunca her birimiz farklı zamanlar ve farklı mekanlarda değişik unvanlar ve sorumluluklar alırız. Bazen arkadaş bazen evlat bazen iş veren bazen işçi olarak hayatta birden fazla kimliğimiz vardır. Ancak bunlardan en önemlisi yukarıda da bahsettiğimiz gibi ebeveynlik kimliğimizdir. Yaşamımızın belli bir kısmından sonra bu unvanı ve getirilerini almaya hak kazanırız ve bir ömür boyu bu unvanı taşırız, hiçbir çıkarımız veya beklentimiz de yoktur. Ebeveynliği kutsal kılan da budur. Bu yüzden iyi bir anne-baba olmak, iyi bir insan olmak ve iyi insanlar yetiştirmek demektir.